BİR CMK AVUKATININ GERÇEK DÜNYASI

Yıllar önce,  aynı güne 15 Cmk duruşması almışım, hepsi de ayrı ayrı mahkemelerde. Ama 9.30 dedikleri duruşmaya 9.00 da gittim, Ohhh ilk beni alır diye erkeden. Listedeki yirmi duruşma var, hepsi de 9.30 ve ben en sondayım. Neyse, ben buna lanet ederken, diğerlerine program yapıp nasıl yetişceğimi düşünürken, yanımda bir kızla aynı duruşmaya girecekmişiz. Birbirimizi beklete beklete, haber vere vere, kollaya kollaya akşam ettik, hiç duruşma da kaçırmadık. Ve hiç bir duruşmaya da asil vekili gelmedi. Bir CMK avukatının, bilenler bilir o ilk duruşmada asil vekil gelir ve senin görevine son verilir sevincini. Ama yok! tek celse de biten bir duruşma da yok. Bu arada bizden yaşça daha büyükçe, daha akıllı ve olgun bir kadın avukatı da kattık aramıza tam bir kadın dayanışması sergiliyoruz biri orda mübaşiri benim için ayarlıyor, ben orda birini arıyorum koş yetiş diye.

Saat oldu 17.30 koşa koşa işte 9.30'daki o son duruşmayı bekliyoruz kızla, diğer avukat kadın da bizden bir önce. Oturduk Mahkeme önünde elimizde kraker, püsküüt filan çay içip açlıktan öyle bir yiyoruz ki, canımız çıkmış, sanki adliye değil de olimpiyat stadyumu ve biz 55.000 metre bayrak yarışını tamamlamışız. Sohbet ederken sinirler öyle bozulmuş ki, diğer avukat kız  anlatıyor; "benim bundan önceki at arabasını  hasmının üzerine üstüne sürmüş." Ben anlatıyorum, " benim ki güvercin çalarken yakalanınca, araba üzerine atlamış. Arabanın sahibi de onu darp etmiş." O başka bir absurd hikaye anlatıyor derken bir gülme krizi geldi kızla bana, kadın bize "çocuklar sakin, susun herkes bize bakıyor" diyor ama o da gülüyor bir yandan, durduramıyoruz. Kahkahamı da bilenler bilir. Mübaşir çıkıyor avukat hanım, "sessiz lütfen" diyor ben basıyorum kahkahayı, uzaklaşıyoruz mahkeme salonu önünden ama kahkahalar tüm adliyede yankılanıyor. Koşa koşa geri geliyoruz sıra bize geldi mi diye, sıra da gelmiyor, sıra gelmedikçe daha çok gülüyoruz. Bir ara ağır ceza mahkemesi demezsiniz,  diğer bekleyenler de bizle gülmeye başladı, tutamıyoruz artık çığırından çıktı bizi uyarmaya gelen mübaşir de, bizi görünce  gülüyor. Diyorum ambulans çağırın ya ölecem. Nefes alamıyorum artık.

Neyse, üçümüz yanyana, ben en dışta otururken, ordan da Can Dündar'a benzeyen kalantor bir avukat yanında bizim arkadaşımız kadına bişiler fısıldıyor, kadın en sonunda siz söyleyin Dedi. Adam  başladı "sen gel benim yanıma otur." demeye. Tam krizim azaldı derken Adamın suratına püskürdüm "yok" diye, şimdi adam diyor ki "ya sen ne tatlı ne pozitif bir kadınsın, gel bana da bulaştır. " O konuştukça ben gülüyorum, diyorum "sinirden sinirden pozitiflikten değil."  biz kızla Adamın suratına basıyoruz kahkahayı. Adam bana diyor "ne güzel kahkahan var." Cevap olarak suratına basıyoruz kahkayı. Kahkaha da hiç güzel değil bu arada, hayvanca, ağzımdan püskevit saça saça, Sonra ben ekliyorum, bir yandan da kızı dürtüp, fısıldıyorum adama da ayıp mı oluyor diye adam duyuyor ama, "yok yok pozitifliğiniz yeter" diyor. "kusura bakmayın, yanlış anlamayın size gülmüyorum. Sinirlerimiz çok bozuldu dokuzdan beri stresten" diyorum ama bunu da şu Acar İstanbul haberi verirken gülme krizine giren Ses TV muhabiri gibi söylüyorum. 

Adam da pozitiflik, ne hoş filan derken yanına gitmeyip, suratına gülünce en sonunda bozuldu tabi, gitti bir süre sonra, dayanamadı. İşin garibi biz de kendimize dayanamıyoruz ama durmuyor da. En sonunda sustuk duruşmaya gireceğiz, kız Dedi sakın yüzüme bakma, o mağdur, ben sanık vekili yok  dedim bakamazdım da zaten. Rezil oluruz bak diyorum, sakın. Duruşma salonuna girdik gayet sakiniz, bakmadan oturuyoruz, birbirimize ama kıkırdama zinciri baskı altında daha da feci geliyor. Ben kızdan fırk fırk diye Bi ses duydum ve baktım kıza lanet olsun. Tam gülücem, hakim bana soru sordu. Ya hayatımın en zor, "bu aşamada diyecek bişiyizmiz yokunu" dedim. Hakim de Dedi dışarda gülen siz miydiniz? Birden tüm gülme kaçtı. Evet efendim dedim. Sadece ifadesizce uzun uzun baktı. Duruşma bitti çıktık. Adliyeyi koşa koşa terkettik. 

Yorumlar

  1. Bir CMK avukatinin bir gününe tanik olduk. Sade ve içten bir yazilmis yazi. Zevkle okudum.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

CEHENNEMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE !

Kıvanç Tatlıtuğ'u Rüyada Görmek

Şehirler ve Renkler