BİZİM BÜYÜK ŞEFTALİ YEDİKTEN SONRA EL YIKAMA SORUNUMUZ


O gün yine arkadaşlarla Toplanmışız ama ben nasıl atıyorum nasıl atıyorum;


                  Benim için insanlar ikiye ayrılır, şeftali yedikten sonra adam gibi gidip elini yıkayanlar ve şeftali yedikten sonra adam gibi elini yıkamaya üşenip, bardağın dibinde kalmış suyu eline döküp, ellerini fıtı fıtı ovuşturanlar. 

 Elini Yıkayanlar :

Bunlar disiplinli, ne istediğini bilen, kendi işini kendi yapmaya alışmış, çalışkan titiz insanlardır. Hayatta genelde başarılı, kariyer sahibi olurlar ama en yüksek kademelere kendi emek ve çabalarıyla çıktıkları için memuriyetten kurtulmaları zaman, çalışma, alın teri ve emek ister. Kendileri yaptıkları gibi diğerlerine de "kalk iki dakika sen de yıka, otur temiz temiz diye baskı yapanlar, diğerleri umrunda olmayıp kendi elini yıkayıp rahat rahat ortama geri dönenler olarak ikiye ayrılırlar. baskı yapan, zapturapt altına almaya çalışanlar genelde yönetici, müdür filan olurlar. El yıkayanlar genelde, oğlak ve başak burçlarında çıkmakta olup, başak burcu olanları sana bana karışan iki de bir hadi yıka gel diyen, sen elini yıkamadıkça içi de bi türlü rahat etmeyenlerdir. 

Elini Yıkamayıp, buldukları 2 damla suyla Yetinenler :

Bunlar genelde tembel, üşengeç ama yaratıcı olurlar, yerlerinden kalkmamak için, 2 dk daha fazla yatmamak için yapmayacakları icat yoktur. Kalk bir dakika adam gibi elini yıka gel dimi, yok ille oturduğu yerden kalkmamak için, o sürahiden bardağa yeterli oranda, bardağın dibini görecek şekilde su doldurarak, bu suyu tam avucuna sığacak bir şekilde taşmadan, saçılmadan dök ve ovuştur. Durduk durmadık yerde aldığı strese, yarattığı gerilime bak. Ama genelde çocukluklarında beri böyle olduklarından el işine yatkın olup, el göz koordinasyonları yerindedir.  Bunlar da kendi içlerinde ikiye ayrılırlar, bu işlemi yaptıktan sonra gayet rahat olanlar, ve iyice çişim gelip, tuvalete gidince güzelce yıkarımcılar, tuvalete gitme zorunluluğunun son raddesine kadar bekleyen ama o ana kadar da, elleriyle ilgili küçük bir iç huzursuzluğu yaşayanlar en hasta olduğum grup. Bunlar normal hayatta da huzursuz, sorunlu tiplerdir. Ya kalk yıka, ya rahat ol di mi, yok ! Bunlar tam çağırsalar da gitmesem, çağırmasalar da laf etsem tipleri, bi de bunlar içleri rahat etmediği için, mutfağa, tuvalete gidenlere,  "yauww, gelirken bi peçete bi, el bezi ıslat da getir filan diye talepler de bulunup, ayağa kalkan görünce hiç bir fırsatı kaçırmayanlardır. Bunlar hayatta başarılı olur, sorumluluk duyguları vardır ama kendileri bir türlü yapamadıkları şeyleri, hep yaptırmanın bi yolunu bulurlar ve hayatta muvaffak olurlar, genelde sorumluluk alma duygusunu, tembelliklerini kapatarak kullanırlar, mesela ellerini yıkamaz ama etrafa da aslında çok titizim de, içim rahat etmyo da mesajı verip çevrelerini bu kurguya inandırırlar, hep bi bok yapmayıp da yapmış gibi görünen, kendini olduğundan fazla gösterenler bunlardır. işleri güçleri de hep rast gider bunların. 

Ne yıkarım ne de kafaya takarım tipi, bunların dünya yıkılsa umurlarında olmaz, rahattırlar, kaygısızdırlar, genelde uyduruk işler yaparlar, çok para kazanamaz, para kazanmayla ilgili sorunlar yaşarlar, ama yine de yuvarlanıp giderler, kimi zaman melankoli yaşayabilirler ama hayatta kalırlar, yumurta kapıya dayandığında çözüm odaklı olurlar, sabah geç kalkıp, gece geç yatarlar, yaratıcı ve etraflarınca sevilen komik tiplerdir. Genelde otoriteye karşı pasif agresif davranış bozukluğu gösterirler. Bu grubun kadınları, sevgilisiyle buluşmadan önce soğan ya da lahmacun yemekten çekinmezler. Bu gruba bayılıyorum. 

                 .


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CEHENNEMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE !

Kıvanç Tatlıtuğ'u Rüyada Görmek

Şehirler ve Renkler