HAYALLERİMİN ERKEĞİ


             İtiraf etmem gerekirse hayallerimdeki erkeğe dair, her özelliğin Bülent Serttaş'da olması beni de korkutmuyor değil. İnsanlar hayallerindeki erkeği tanımlarken Marc Darcy'i, Brad Pitt'i filan canlandırıyor. Ben başladığımda anlatmaya hayallerimin erkeğini, nasıl oluyorsa gözünüzün önüne gelecek  tek kişi Bülent Serttaş. Hatta böyle motorunun kontrolünü kaybetmiş, seyirciye doğru son sürat gidiyor.  Yani Marc Darcy evet hayalinizin erkeği de çocuklar adam resmen sıkıcı. Farkında mısınız bilmiyorum ama içinizi kurutur, bayar resmen uzun vadede.


          Arayışımı sürdürmek, hayallerimdeki erkeğe yeni bir form kazandırmak adına Carlos Martin'in sosyal medya hesaplarını takip etmeye başlamıştım. Yorumlar yapmıyorum, eklemiyorum, hiç bir şeyi beğenmiyor, favorilere atmıyorum. Eski sevgiliyi stalklarcasına gizli gizli fotoğraflarına bakıyor, nerede olduğunu, ne yaptığını biliyorum. Ama olmuyor! Biliyorum, hiç birbirimize göre değiliz. Onun yaptığı espriyi ben anlamam, benimkini de o. Hadi ben adam yakışıklı diye salak salak sırıtmaya devam ederim de o bana bakıp ne yapacak.  Spor, sağlık ve seyahat dolu twitter hesabı, İnstagram hesabı kadar da beni etkilemiyor üstelik, hep görsellik kazanıyor. Sırf ona inat hüzünle elveda ettiği yummy yumurta sarılarını mayonezle karıştırıp öyle yemek istiyorum. Onun "flying to Ankara", "Hello Zaragoza", "Bye İstanbul" gönderileri, aşırı sevgi doluluğu arasında fenalık geçiriyorum. Resim olmayan her tweetine iki gözümü yana devirip, dudaklarımı şişiriyorum.  Resmen katlanamıyor, bir an önce bir resim paylaşsa da telafi etse diye bekliyordum. Ve adamın bunlardan haberi yok. Burada annem olsa "ha o da sana çok katlanırdı" der konuyu kestirip atardı. En yakın arkadaşım da şu an bunu okurken, "çıkma teklif etse kabul etmez misin hacı?" diyodur. "Sana çok aşığım da diyor mu?" "gözlerinin meftunu oldum, gel artık tut ellerimi, canına yandığım" da diyo rmu diye biraz uzattıktan sonra, Ona vereceğim "Sence?" cevabımın , "manyak mısın oğlum, hem de nasıl çıkarım, ömrümün sonuna kadar, elvada, yummy yumurta sarısı dercesine çıkarım" olduğunu bilir. O Flying to Zaragoza'yken, fırından yeni çıkmış beyaz ekmeğimi afiyetle, terayağında kırdığım, yumurtanın, bol bol tuzladığım sarısına banacağıma da emin. Çıkma teklifi de neyse, ergene bağlanıyor tabi, iki kaslı çocuk görünce.

             Aman neyse, lafın kısası adam bir Bülent Serttaş değil beyler, o kadar inceledim, Bülent Serttaş sosyal medya hesaplarından aldığım zevki, bunlardan alamadım ben, Süprizlerle dolu bir kere adam, her an bir eğlence, mutluluk vaadediyor. Rejimdeyken bile ocakbaşı, mangal, rakı resmini paylaşan adamı nasıl sevmezsiniz ya! Sürekli kampta, sporda, stepte olduğu dönem bile eğlenceli, hatırlarsınız pilates yaptığı günleri. Berlin Gümüş Palast Mega Yılbaşı posterinde pembe ceketiyle, kollarını bağlamış, yılbaşı poster pozunu veririken, 2015'in bambaşka bir yıl olacağına inandırıyor resmen. Resmen kalbinin artık hiç kimse ve birşeye inanmayan o karanlık kuytularında bir kahkaha, bir umut ışığı beliriyor. Çal şurda bir Duran abek şarkısı, bak nasıl mutluluk omuzlarındaki kıpırtıyla birlikte, vücuduna yayılacak. Adam samimi bir kere, Almaata'da kar motoruyla poz verirken, birden karşına doktor önlüğü içinde şarkı söylerken de samimi. ister sev ister sevme ama bu adam seni güldürüyor. Daha ne ister insan ?


Mutlu olacaksınız bak valla izleyin !


             

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CEHENNEMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE !

Kıvanç Tatlıtuğ'u Rüyada Görmek

Şehirler ve Renkler