Bayan Sally'nin Esrarengiz Kayboluşu !




                     
                                                                (Olay mahalli)



             Kahve içip bulaşıkları yıkayayım demesinin üzerinden, dört saat geçmişti. Ne kahve içmişti, ne de bulaşıkları yıkamıştı. Bayan Sally için, bir cumartesi daha, oturduğu yeşil, ortası çökmüş 
koltuktan kalkmadan, gözlerinin önünden geçip gidiyordu. İşte dedi, "aynen bu dört saat gibi, hayat da geçip gidecek ve ben gene hiç birşey yapmamış olarak ölüp gideceğim". Ölmek de istemeyecekti büyük ihtimalle, ama Tanrı'ya neden kalmak istediği konusunda nasıl ikna etmesi gerektiği hakkında hiç bir fikri yoktu. Sadece arkasında bırakacağı bulaşıkları düşünüyordu. Ananesinden kalma bir korkuydu bu, sürekli ölür kalırsınız evi ve kendinizi temiz tutun diye diye, ölür kalırız diye yaşıyorlardı resmen, öleceğini anladığı an hissedeceği tek şey, odasını toplamamısının verdiği pişmanlık olacaktı. Ay diyecekti, şimdi savcı, polis molis gelecek, babam odamın halinden utanacak, teyzemle halam toplamaya çalışacak ama olay mahali olduğu için polis, hiç birşeye dokunmalarına izin vermeyecek.

            Evden hiç çıkmadığı zannedildiği bir cumartesi günü birden ortadan kayboldu. Fatoş Bey eve geldiğinde, izlediği dizinin sezon finalini açık buldu, kahve makinesi çalışıyordu. Evde olmalıydı, bakındı ama bir türlü bulamadı. Belki bir koşu bakkala gitmiştir dedi ama hiç bir ayakkabısı giyilmemişti. Dışarı çıkmayacaktı ve çıktığnı gösteren de herhangi bir işaret yoktu. Bekledi bekledi, gelen giden olmayınca, kesin Bay Omcındadır diyerek beklemeyi bıraktı. Bir kaç saat sonra Bayan Sally'nin telefonuyla irkildi, Bay Omcın arıyordu. Telefonumu evde mi unutmuşum diyeceğini düşünerek ve kahve makinesini açık unuttuğunu hatırlatmak üzere açtı telefonu, Bay Omcın, Telefonu Fatoş Beyin açmasına çok şaşırmış, sanırım müsait değil diyerek konuşmaya başlamıştı. Konuşmalardan, Bayan Sally'nin ne evde ne de Omcın Bey'i ziyarette olmadığını anladılar. Peki neredeydi? Bir kaç kişiyi daha aradılar, ama kimsenin ondan haberi yoktu. Beklediler beklediler, ama kimse gelmiyor, kimseden de herhangi bir haber çıkmıyordu. En sonunda polisi aramaya karar verdiler.

                 Evde anormal bir şey yoktu. Herşey Sally Ciguly'nin yaşayacağı gibi bırakılmıştı. Ne bir boğuşma, ne de başka bir gariplik. Ayakkabıları ve dışarı çıkarken giyebileceği tüm kıyafetleri tamdı. Gerçi üzerindeki ev kıyafetleriyle dışarıya çıkmış olması olağan dışı değildi ama ayakkabısız çıkması mümkün değildi. Çevredeki tüm MOBESE kayıtları incelenmiş,fakat kendisine ait herhangi bir görüntüye rastlanmamıştı. Polis de işin sırrını bir türlü çözemiyordu.

             Bu esrarengiz kayboluşun sırrı bir türlü çözülemedi. Ne ilanlar ne ana haber bültenleri işe yarıyor, bir kaç asılsız ihbardan da herhangi bir sonuç elde edilemiyordu, Babası biraz cimri olduğu için herhangi bir ödül de koyulmamış, tüm yük devlet üzerine bırakılmıştı. Tüm dünya bu esrarengiz kayboluşu konuşuyordu. Ama hiç kimse ondan bir daha haber alamadı, kayboluşunun  sırrını ise kimseler çözemedi. Bayan Sally'e ne olmuştu? Nerelere kaybolmuştu arkasında iz bırakmadan ?

           Bayan Sally'nin oturduğu koltuğun ortasındaki çökme, gitgide genişleyerek, bir karadelik oluşturmuş ve onu yavaş yavaş içine çekmişti, hiç direnmemişti Bayan Sally, yüzünde bir gülümseme, yavaş yavaş kendini, ikiye katlanmış bir halde, en son ayakları ve kolları olmak üzere karadeliğin içine bıraktı, en son gördüğü şey sehpanın üzerinde sabahtan beri birikmiş, kirli fincanlar oldu, onları saygıyla kafasıyla selamladı ve kayboldu ve sonsuza dek orada mutlu yaşadı.

(Yok be, Maçka parkına köpek sevmeye gitti.)
                     

       

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

CEHENNEMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE !

Kıvanç Tatlıtuğ'u Rüyada Görmek

Şehirler ve Renkler