Sally Ciguly Top 10


                   Metrobüste yanımda oturan çocuğu, müzik listeme bakarken yakalamıştım, nasıl böyle bir dalgınlık yapmıştım ki, o listeyi kimsenin görmemesi gerekiyordu, normalde yanımdaki sanki Mozartmış gibi, müzik zevlerimden çok utanıyor, dinlediğim müziği saklıyor, ters tutuyordum ekranımı, ancak havalı bir şarkı çıktığında, yeni nişanlanmış kızın tek taş yüzüğünü sergiler gibi, herkes görsün diye uğraşıyordum, şu hayatta müzik listemle yargılanmak istemiyor, insanların bir hayli karışık müzik zevkimi görmelerinden çok çekiniyordum. Ya siz kimdiniz oysa ki? 

               Ama bu sefer utanmamıştım, çocuk bana bakarken gözleriyle adeta "Aman tanrım, çevremde Blue Öyster Cult dinleyen nadir insanlardan birisiniz, şaşkınlıktan ölmek üzereyim" demiş, ben de gözlerimle ona "Olamaz, siz de mi, hakettiği başarıyı yakalayamamış, Türkiye'de çok bilinmeyen bu grubu dinleyen nadir insanlardansınız, ben hep hakettiği başarıyı elde edememiş, çok iyi grupları bulur dinlerim derken, metrobüs ortasında dizlerimin üzerine çökmüş, yolculara oley çektiriyordum. İşte ben, ben Sally Ciguly buydum diye gözlerimi dikmiş, çocuğa bakarken birden Ricky Martin çalmaya başlamıştı, aniden gözümün listeme gitmesiyle çocuk da bunu görmüştü. Ama "napayım çok yokuşuklu" der gibi baktı gözlerim. Evet, ne yapayım, benim yakışıklılık ölçülerime tam uyum sağlıyordu, yakışıklılık kriterlerimde ilk defa genel kanıyla uyum gösteriyordum sayesinde, saç, göz ve ten rengi uyumu onu yakışıklılık listemde en üst sıralara taşıyordu, bir de Colin Firth vardı, aynı uyumu yakalayan, gerçi yaşlanınca Mukaddes Teyzeme benzemişti ama olsun... 

                  Ama müzik zevkim hiç gelişmiyordu, hala 1996 yılında aldığım karışık MP3 CD de kalmıştım, o Cd ki, klasiklerden, berbatlara, en iyilerden kötülere, şarkıcı ve grupların adlarından alfabetik olarak hazırlanmış, A dan Z ye her şarkının olduğu CD idi ve bu Cd ileride şekillenecek müzik listeme de sirayet etmiş, hatta etkilemişti.

                  İnsanlar hep mi kaliteli müzik dinliyorlar ya da bizi  mi kandırıyorlardı bilmiyorum ama ben bu konuda tam bir iki yüzlüydüm. Yolda kulaklık kulağımda müzik dinleyip, yürüken aniden biriyle karşılaşacağımda en korktuğum şey, ne dinliyorsun diye sorulmasıydı. Bu yüzden hemen, müziği kapatıp, ekranı ters çevirip cebime atıyordum. Bir arkadaşımı bir yerde beklerken, en çöp müziği dinliyor, kafamda çöp müziğe klipler çekiyordum, ama hemen arkasına da güzel bir şey koyuyordum ve karşıdan görür görmez bir ileri şarkıya geçiyor, sorarsa nasıl hava atacağımı düşünüyordum. Resmen bir iki yüzlü, tam bir yalancıydım, ya insan arkadaşına bunu yapar mı?. Ama garip bir şekilde, kimse de sormuyordu sen ne dinliyorsun diye, onca stres, onca plan boşa gidiyordu. Görme ve farketme yeteneğim gittikçe daha da gelişiyordu. Artık insanlar, ta bir kilometre uzaktan kendilerini görebilme yeteneğime şaşırıyorlardı. Ne? onlar gelmeden, listemdeki en klas şarkıyı açıp, hava açacağım. Çöp şarkıyı dinlerken suç üstü yakalanmayacağım.

                  Ya bir de acayip şarkı bilme kapasitem vardı ki, bazen saklayamıyordum, bilgilerimi, Bülent Ersoy ile yarışır repartuarım dolup, dışarıya taşıyordu. Trafikte sıkışmış, takside en tiz sesimden, "aşk yarasıdıığğrr bu ilaç kapatmaz, dermanı yardadırğğğ sende bulunmaz, boşuna benimle uğraşma doktor" diye kaptırmış, radyoya bağıra bağıra eşlik ederken, arkadaşlarım ve hatta taksici "sen bu şarkının, her bir kelimesini nasıl biliyorsun gibi şaşkın şaşkın bana bakarken " son tizi de çıkmış, "ya napayım, şarkıları bi kere duysam ezberliyorum diye açıklama yapmaya çalışıyordum. Ama gerçekten şarkı sözlerini acayip bir tahmin etme kapasitem vardı. Hiç olmadı bir şarkıyı baştan sona uydurabiliyor ve sözlerinin o olduğuna inanıyordum. Ben yıllarca İzel'in Denizleri aş da gel şarkısının, "hani bakar dalarsın ya guruba" kısmını, "hani makarnalar suya durulmaz" diye söylemiş, üniversiteye geldiğimde doğrusunu öğrenmiştim, en azından 5 sene ederdi bu. Bisebe Yuci'nin bana bakışını hiç unutmuyorum. Hayır, madem böyle söyledin, neden garip bakışı görünce "ya ne kadar saçma di mi, ne alaka makarnayla, bu şarkının" diyorsun. 

                        Merak ettiğim şey, siz niye bulaşık yıkarken, dont say no no, shake it my way diyerek kendinizden geçip, kalça kıvırmıyormuş gibi yapıyorsunuz? O bulaşık nasıl biter başka türlü? Benim temizlik için seçimin, eller havaya Türkçe pop oluyor mesela. Ne bileyim, bir Murat Boz bir Serdar Ortaç eşliğinde, daha kolay havaya giriyorum. Hiç mi Berkay'dan bu ne biçim Manita, 35 nde lolita çalsa da, havamızı bulsak, küveti ovsak diye düşünmüyorsunuz? Hiç Hayatı tesbih yaptım sallıyormuşum diye dertlenmiyorsunuz, hiç mi Katy Perry dinleyip, aynanın karşısında dans etmiyorsunuz, deli gibi içinizden, haydi lili lili lili lili lili yar diye bağırmak istemiyor musunuz, ortamın en ciddi olduğu bir anda. Yolda yürürken gaza gelip, çevremdeki insanlara hayali mikrofonumu uzatıp, insanların ellerine dokunup, 80 ler koşuşuyla aralarından geçmek istiyor, kimsenin olmadığı, ıssız sokalarda dans ediyorum ben oysa ki. Hiç mi Boston Celtic maçında Livin on a prayer da şov yapan çocuğu izleyip, hayallerinizdeki erkeği bulduğunuzu düşünmediniz? Seyircinin üzerinden uçma faztazim var benim, ahh bir sahneye çıkabilsem neler yapacağım da ! 

                    Daha neler var o listede de hepsini sayamayacağım şimdi yoo sayamayacağım, ünlü Çinli terör örgütü Triad'ın ölüm listesi gibi saklıyorum ben. Ya evet ya, cumartesi oturup, Bitirim İkili 3 izledik gene ! Ona ulaşabilecek ancak bir kaç kişi var hayatımda, onlar da zaten benden pek farklı değiller, partiye klasik müzikle başlayıp, etnik müziğe geçince, bu da etnik deyip, Ankaralı Namık açıp, oynayan insanlarız şunun şurasında, beni müzik listem yüzünden yargılayamayacak insanlar. 

Not: Umurumda sanıyorsun adlı singlem tekrar müzik marketlerde !
            












Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

CEHENNEMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE !

Kıvanç Tatlıtuğ'u Rüyada Görmek

Şehirler ve Renkler